AİLE EĞİTİMİ
Yazılarımda sık sık vurguladığım ve tamamen kendi öğretmenlik deneyimlerim ve kendi ebeveyn gözlemlerime dayandırdığım “Aile Eğitimi”eğitim sistemimizde sistematik bir düzenlemeyle uygulanmaya konulmalıdır.
“Çocuklarda yeteneklerin erken keşfi, aile-okul-eğitim ortamlarında tanılanıp – gelişiminin sağlanması,çocuğun sonraki eğitim öğretim hayatı , meslek seçimi – mesleki hayatı,aile- sosyal yaşantısı ve çocuğun yaşamını şekillendirip anlamlandırması “gibi önemli unsurların istendik düzeyde bireylerde var olabilmesi için ;
“ailenin kendisini” eğitimin ana parçalarından biri olarak kabul etmeliyiz.
Aile,bu anlamda okulda ; eğitim ortamlarını gözlemleyen, çocuğunun akademik başarısı ile ilgilenen sonuç odaklı bir veli duruşu ile değil ;eğitimin okul-öğretmen ve aile üçgeninde şekilllendirildiği bir yapıtaşı biçiminde yer almalıdır.
Bununla birlikte anne babalar;
aile ortamında da çocuğundaki yetenek göstergelerini fark edebilen , yeteneği geliştirebilen, uygun ortamları sağlayarak çocuğunun yetenek gelişimine katkı sunabilecek bir düzeye gelebilmeleri için eğitim modelimizde sistemli bir aile eğitimine tabî olmalıdır.
Bu konuda sık sık vurguladığım ” anne baba okulu “sistemli bir halde , her anne baba ve hatta anne baba adayı için resmi anlamda -ciddi bir planlama ile bir an önce eğitim öğretim sistemimize dahil edilmelidir.
“Anne baba eğitimi ile;özellikle vurgulamak isterim ki , eğitim öğretim kaynaklı bir çok sorunun önüne geçebilir ;hatta bu sorunları ortadan topyekun kaldırabiliriz.”
NEDEN ANNE BABA OKULU
1.Yetenek Bilinci-Yeteneklerin Erken Keşfi -Gelişimi -Okul Ortamlarına Ailenin Uyumu:
Yeteneklerin erken keşfi , çocuğa gerekli ortamların daha ilk bebeklik çağlarında sağlanması ve ailenin, çocuğu okul ortamlarıyla bu bilinç ve gereksinimleri sağlanmış bir tavırla tanıştırması için ;
her anne baba adayının ve halihazırda anne baba olan bireylerin aile bütünlüğü anlayışı ile koşulları belirlenmiş,sistemli bir biçimde eğitim alması gereklidir.
Bu eğitimi almış bir anne baba,ileriki zaman dilimlerinde aileye katılan çocuğunu veya çocuklarını yetenekleri ile birlikte keşfetmeyi bilecek ,gelişimi için gerekli ortamları çocuğa sağlayacak ve çocuğu ile birlikte eğitim öğretim ortamlarına dahil olduğunda , çocuk için daha ilk evrede 1.basamak doğru yetenek anlayışı sağlanmış olacaktır.
NEDEN ANNE BABA OKULU
2.Keşfedilen Yeteneklerin okul ortamlarında Akademik Anlamda Gelişimi-Ailenin Yetenekli Çocuklar İçin Programlanan Sistemi Anlaması -Anlamlandırması -Çocuğun Yeteneklerinin Gelişimi ve Uygun Ortamların Sağlanabilmesi İçin Çocuğa , Okula Ve Öğretmene Destek Olması:
Anne baba okulunda , yetenekleri tanıma ve çocuğundaki yetenekleri fark etme bilinci hakkında eğitim almış bir aile , çocuğu ile birlikte okul ortamlarına dahil olduğunda; okulda çocuğuna verilen yetenek bazlı eğitim öğretim modelini zaten bildiği için , konuyu anlamaya çalışmakla geçirilecek zaman , çocuğun yetenek gelişimi için ayrılır.
“Bu anlamda , sadece gözlemci veya not-akademik sonuç odaklı yaklaşım yerine , çocuğunun göstermiş olduğu yetenek sonuçlarını ve ürünlerini değerli bulur.”
“Burada gözden kaçırmamamız gereken en önemli şey ise, yeteneğin belirli bir notsal veya puan baremine tabî tutulmayacağıdır.”
Çünkü yetenekler , her çocuk için kendi içinde değerlendirilmesi gereken çocuğun kendi özvarlığıdır. Örneğin , dil alanı yetenekli bir çocuk , dilin bütün alt ve üst sekmentleri diyebileceğimiz bütün alanlarının tamamında başarı göstermeyebilir. Ya da akranalarından çok farklı bir düzeyde gelişim seyri gösterebilir.
Daha açık bir ifadeyle , çok iyi deneme(dilin üst sekmenti) yazar , ama iyi konuşamaz (dilin alt sekmenti),çok güzel hikâyeler yazar (dilin üst sekmenti),ama romanda (dilin üst sekmenti) istenilen düzeyi yakalayamaz.
Örnekler her alan için çoğaltılabilir. Mesela,Matematik dersinde başarılıdır ama Fizik dersinde ortaya bir şey koyamaz .Bu dersler hatta kendi içinde bile spesifikleşmiş yetenekleri barındırır.Yukarıda verdiğim Dil yeteneği örneğindeki gibi , her bir alanın alt üst sekmentleri diyebileceğimiz alanlarında bile yetenek farklılıkları gözlemlenebilir.
Örneğin çok iyi problem çözme becerisi gösterir,ama -deneysel yetenek gerektiren -bir matematik ,fizik , biyoloji konusunu anlamakta veya uygulamakta güçlük çeker .
Bu durumda biz öğretmenler veya aileler , çocuğu başarısız olarak yaftalamak yerine , onun becerebildiği yetenekler ile ilgilenmeliyiz. Aslında çocuğumuz yeteneksiz değildir; sadece bizlerin kafasında rutinleştirdiği kalıpsal verilerle yeteneksiz yaftasını yemiştir.
Yukarıda sözünü ettiğim; yeteneklerin belirli bir not veya puan baremine tabi tutulmayacağı konusunu biraz daha açarsam , yetenek her çocuk için kendi içinde değerlendirilebilecek bir durumdur. Örneğin dil alanı üst sekmenti olan hikaye yazmada yetenekli olduğu tespit edilmiş bir çocuk için yetenek ölçümü yapılacaksa , bu ölçüm aracı tamamen o çocuğun gelişim evreleri bazında olmalıdır. Yani,çocuğun yeteneğinin tespit edildiği ilk baraj veri üzerinden , çocuğun şimdiye dek gösterdiği beceri ve ürünler üzerinden her bir çocuk için özelleştirilerek öğretmen tarafından gözlemle -araç gereçle ölçülmelidir.
Çocuğun hikâye alanında tespit edilmiş bir yeteneği varsa , zamana yayılmış ve sadece kendisinin gelişim evreleri dikkate alınarak ölçümü yapılmalıdır.
Bu örneklerle vurgulamak istediğim durum, yetenekli çocukların eğitim sürecinde ailenin yeteneği doğru anlamlandırarak, eğitim öğretim sürecinde çocuğuna ve öğretmene doğru bir yaklaşım belirlemesi gerekliliğidir.
Anne Baba Eğitimi Üzerine Mülahazalar
Çocukluğumda , fırıncıların dünyanın en yetenekli insanları olduğunu düşünürdüm. Hamurla yaptıkları o cambazlığı, dakikalarca seyreder, dünyanın en güzel görsel şöleninde gibi hissederdim kendimi. Eve döndüğümde , annemin artan hamur parçalarını gizli bir yere götürüp , fırıncının yaptıklarını yapmaya kalkardım. Çoğunda başarısız olurdum. Bence fırıncının mahareti,belli bir şekli olmayan hamuru,şekli şemâli düzgün mis kokulu bir ekmeğe çevirmesiydi.
Aslında anne babalar için ve biz öğretmenler için çocuklarımızla geçirdiğimiz zamanlar fırıncının şekilsiz bir hamuru mis kokulu kızarmış bir ekmeğe çevirmesinden farklı değil .
Eğer hepimiz aynı yeteneklerle doğmuş olsaydık , bugün ne kızarmış mis kokulu ekmek yerdik ;ne de o dil mucizeleri dolu seçkin romanları , hikayeleri , şiirleri okuyor olurduk.
“Yetenek dediğimiz şey, iyi bir romancıda dil mucizeleriyle dolu bir yapıt; bir fırıncıda mis kokulu bir ekmek.”
Öyleyse biz,her çocuğun kendi özvarlığı ile yetenek ayrımını yapmalıyız;
yetenekleri, dünyada sadece bir ya da birkaç kişiye bahşedilmiş bir mucizeymiş gibi algılamamalı ve sadece her çocukta veya bireyde farklı biçimde olabileceği gözüyle çocuklarımızı keşfetmeliyiz.
Bu keşfediş yaklaşım biçimimiz, aileye yeni katılan bir bebeğin ilk evrelerinde diğerlerinden farklı özel bir birey olduğu kabulleniş tavrında olmalıdır.
Çocuğun tüm evreleri bu yaklaşım ile gözlemlenmeli ve onda var olan özelliklerin birer yetenek olabileceği unutulmamalıdır.Ayrıca , bu yeteneklerin gelişiminin tanılanmasından çok daha önemli olduğu bilinmelidir.
Anne babalık süreci de tıpkı çocuğun gelişim evreleri gibidir. Çocuğun her evresi anne babaya yeni bir bilgi ve tecrübe kazandırır.Çocuk büyüdükçe anne babalık da büyür .İlk bebeklik , çocukluk ve gençlik evreleri bir çocuk için aynı olmadığı gibi ; bir anne baba için de bu evreleri aynı çocuğunki gibi öğretiler ve deneyimler ile doludur .
Her gün çocuğundaki yeni bir özelliği keşfeden anne baba , hayretler içinde bu gelişimde kendi rolünün önemliliğini yeniden fark eder .Bu hareketlilik , hiç bitmeyen bir dinamizimle anne babayı sürekli kendini geliştirme ve yeni öğretiler-tecrübeler edinmeye sürükler .
Öyleyse bir çocuğun yeteneklerini ifade süreci ve kişisel gelişimi bir anne baba için sürekli bir öğrenme gereksinimini de beraberinde getirir.Eğer yukarıda vurguladığım gibi sistemli bir biçimde anne baba okulunu hayata geçirebilirsek, anne babalar için bu süreci hem daha kolay hem de çocuk için doğru ortamı sağlamış olarak ;eğitim öğretime ve en önemlisi , çocuğun dünyasına çok daha fazla güzellikler katmış oluruz.
Biz iyi anne baba olalım ki çocuklar hep mutlu olsun.